• CocukCenneti
  • CocukCenneti
  • CocukCenneti
  • CocukCenneti
  • CocukCenneti
  • CocukCenneti

  Biz de Çocuk Cenneti olarak ‘KURBAN ZARAR VERMESİN’ kampanyasına katıldık.

 

Kurban Bayramı tüm Müslümanların sevinç ve coşkuyla karşıladıkları , yardımlaşma , sevgi , saygı  duygularını güçlendiren , toplumsal birlik ve beraberliği sağlayan çok özel bir gündür.Bu ve bunun gibi özel günler sadece bizim hayatımızda değil çocukların hayatında da çok anlamlı değişikliklere kapı aralar. Akrabalık ve komşulukların önemini hatırlatan , yardıma muhtaç insanların unutulmadığı , küslüklerin bittiği , çocukların sevindirildiği , saygı göstermenin gerekliliğini öğrenilmiş ve öğretilmiş olur.Ve yaşanılan bütün bu değerler çocuklar için yeniden anlam kazanır ve bu değerler yaşatılarak yeni nesillere tekrar tekrar aktarılır.

Türkiye’nin hemen her yerinde Kurban Bayramı sırasında opsiyon kurban kesilmektedir. Bayram ne kadar keyifli bir ortam yaratsa da , kurban kesimi sırasında bir çok çocuğun olumsuz deneyimler yaşadığını bilmekteyiz. Bu konuda nice çocuğun – en hafif deyişle – çok zor durumlarda kaldığını ve yaşadıklarından çok etkilendiğini yapılan araştırmalarla görmekteyiz.

 

Bu bayram sizleri bilinçli anne-babalar olmaya davet ediyoruz. Çocuklarımızı bayramın olumsuz etkilerinden koruyarak onlara bayramın keyfini daha farklı yaşatalım. Kesim yerlerinden çocuklarımızı uzak tutalım , televizyondaki kesimle ilgili verilen haberleri bu bayram izlemeyelim ve izlettirmeyelim. Bayramın tadını çocuklarınız aileleriyle birlikte gezerek  , ziyaretlerde bulunarak çıkartsınlar. Onlar bayramı mutlu geçirsin bizler de onlarla mutlu olalım.

 

İYİ BAYRAMLAR :)

 

 

Toplum içinde yaşayan bireyler olarak öncelikle içinde yaşadığımız toplumla uyumlu ve sağlıklı ilişkiler kurmamız beklenir. Çocukluk insan kişiliğinin  gelişimindeki en temel faktör olması nedeniyle çok önemlidir.Doğru ve tutarlı eğitim,olumlu çevre koşulları ve dengeli ebeveyn tutumları da bu gelişimin sağlıklı tamamlanabilmesi için ön koşuldur.

2012-2013 eğitim ve öğretim yılının ilk haftalarındayken hem çocuk hem de ailesi için heyecan verici olduğunu belirterek bu durumun zaman zaman ürkütücü olabileceğini söyleyebilirim.

Öncelikle ailenin çocuğunu farklı bir ortamda bırakmaya hazır olması gerekir , her ne kadar hazır olduklarını iddia etseler de zaman zaman yaşadıkları heyecan ve gerginliğin çocuklarına yansıtmaktadırlar. Çocuklar onların bu zayıf tarafını çabuk fark eder ve bu duyguyu kullanırlar.

Yeni okula başlayan çocuklarda sık görülen ağlama krizleri , isteksizlik , itiraz durumu vb.. davranışlar oluşması gayet normal ve olması gereken süreçtir. Daha önce hiçbir eğitim almamış çocuk bu yeni sosyal çevrede bocalayabilir, tepki gösterebilir. Ailesinin dışındaki ilk toplumsal kurum okuldur  , bu  durum da aile içinde çok önemlidir. Okula hazırlık demek aslında aile olarak hazırlıklı olmak demektir. Okul daha önce hiç birini tanımadığı yeni arkadaşlar demektir. Çocuğun daha önce kendisiyle vakit geçiren bireye bağlı olması , sadece bakan kişiye güven duyması sebebiyle okul ortamı kendisini okul çevresinde güvensiz hale getirir.Bir çok çocuk gayet sosyal ve keyifli vakit geçirirken  (park , kendi arkadaş çevresinde vs.) kendi yaşıtlarının olduğu okulda bu durum tam tersi hal alır.Gittiği okulda tanıdık bir sima görmemesi çocuğu tedirgin eder.Bu süreci kolay alt edebilmek öğretmenin işi ve görevidir.

Kendini güvende , sevildiğinin farkında olan çocuk,  ortama daha kolay adapte olur.

 

 

 

 

Okulumuzda bu süreç yeni gelen bir çocuk için ilk 15 gün sadece ev ortamında geçirdiği zamana yakın çevre ,  ilgi , hoşgörü olarak geçiriliyor (yemek yerken yardımcı olmak , uyurken yanında uyumak gibi)

Okul , aile iş birliğiyle oluşan olumsuzları zaman içerisinde olumlu tutum haline dönüştürülebilir;

Kızmadan, tepki göstermeden davranmak,

Gözyaşlarıyla ve yaşadığı endişeyle alay etmemek,

Yapılan faaliyetlerle ilgili uzun sohbetler yapmak,

Çocuğun öğretmenini durumdan haberdar etmek,

Sıkı bir işbirliği içinde olmak,

Mükemmeliyetçi bir tavır sergilememek,

Çocuğu her ne olursa olsun başkalarıyla kıyaslamamak,

Attığı her adımı ve önemsiz görünse bile her başarıyı taktir etmek.

Sözü edilen bu önlemlerle zaman içerisinde durum normale dönecektir. En önemli konu çocuğun biraz zamana ve ilgiye ihtiyacı olduğunun bilincinde olmaktır.

 

Bu hafta itibariyle doğal besinde 2. haftamızdayız.Çocuklar biraz daha alıştılar… Tat değişimi elbette bazı çocuklarımızı etkiledi , yerken surat ekşitmeleri ,’ ben yemeyeceğim’ demeleri başladı.Bu değişimi anlatmak güç olsa da yavaş yavaş ikna olmaya başladılar :)

 

Geçtiğimiz günlerde İnebolu pazarında bir çok doğal gıda temin ettik …  Köy tarhanası muhteşemdi yaptık içtik oldukça da lezzetli olmuştu :)

 

Bir yandan da  elimizin hamaratını da katalım ,  imkanlarımızdan da faydalanalım dedik ve OKULUMUZDA ERİŞTEMİZİ yaptık. Hazır paket makarna yerine organik unumuzla kendi hazırladığımız hamurumuzu erişte haline getirdik ve bugün afiyetle yedik :)

 

 

Annemin ve aşçımızın desteklerini göz ardı edemem… Emeklerini , desteklerini benden hiç esirgemiyorlar sağ olsunlar :)

 

 

Verdiğimiz eğitimin yanı sıra gıda olarak da sağlıklı beslenmekten oldukça mutlu ve huzurluyum. Günümüzde ; yediğimiz besinlerin içeriğinin okadar  farkında değiliz ki…Doğal olan her şeyden uzağız ne yazık ki , çocuklarımıza vicdan rahatlığımla yedirdiklerimiz ruhumu daha da huzurlu yapıyor.

 

Dilerim her anaokulları , kreşler değişime , yaratıcılığa , huzura , vicdana açık olurlar hem eğitim anlamında , hem gıda anlamında …

Çocuklarımıza sunduğumuz eğlenceli , öğretici , sevgi dolu okulumuza uzun zamandır hayata geçirmeyi planladığım çalışmalarımdan biri de DOĞAL BESİN İLE BESLENMEK’ti veeee bugün itibariyle gıdalarımızda değişime geçtik :)
Gıda değişiminde kendimce elbette tereddütlerim vardı… Fakat aylar önce tanıştığım Derya hanımın da teşvik ve çabalarıyla doğru bir girişim olacağına ikna olmuştum. Eren (Derya hanımın oğlu) doğduğu günden beridir doğal gıda ile beslenmiş bir çocuğumuz ve Derya hanımın bu konuda daha bilinçli olması bana en büyük destek kaynağıydı. Araştırma kısmında bana çok yardımcı oldu (kendisine de bu girişimimiz de yardımları için teşekkür ediyorum :) )

 

 

Çocukların daha sağlıklı büyümeleri için bir şekilde beslenmeleri gerekiyor.Bu nedenle bundan öncesinde de kullanmadığımız ve her daim kaçındığımız sağlıksız besinlerin yanı sıra daha sağlıklı doğal besinler kullanmak çocuklarımıza GDO’suz köy gıdalarını verebilmek hep aklımdaydı.Bunu hayata geçirebilmiş olmak kendimi daha mutlu ve rahat hissetmeme sebep oldu… Dün sabah Kastamonu’nun İnebolu pazarına gidip köyde beslenen tavukların yumurtalarından , tarhanasından , peynirinden , pekmezinden , reçelinden , patlıcanından vs. alarak bugüne hazırlandık.  Ekmeğimizi halk ekmeğin tam buğday ekmeğini , unumuzu tam buğday unumuzla başlıca gıdalarımızı tamamladık.Artık yeni sezona okul olarak hem eğitim anlamında hem de gıda anlamında hazırız.

Okul öncesi eğitim , çocuğun sosyal , zihinsel , bedensel ve duygusal gelişimi destekleyen ve kişiliğin büyük oranda tamamlanmasını sağlayan eğitim sürecidir.Öncelikle eğitim süreci aileden başlar , sonrasında çeşitli kurumlarda devam eder. 0-6 yaş dönem çocuk için geleceğini belirleyen önemli bir altyapıdır. İnsan beyni ve fonksiyonları en çok 0-3 yaş arası dönemde büyür , 4 yaşına gelmiş çocuğun zekasının yarısı tamamlanır.Okul öncesi süreçte çocuk kişiliğini ve temel gelişim alanlarını büyük ölçüde tamamlar.

 
Zekânın gelişmesini büyük oranda etkileyen çevresel faktörlerdir. Bu nedenle çocuğun duyu organlarına hitap eden zengin uyaranların olduğu ortamları hazırlanmak her kurumun birinci görevi olmalıdır. Kurumda verilen eğitimin benzeri ailede verilemez; çünkü kurumlarda eğitim belli bir plan ve program çerçevesinde öğretmenler tarafından verilir. Bunun yanı sıra çocuğun kendi yaş gruplarıyla olması çocuğu daha aktif , sosyal , öğrenmeye açık , kendini daha iyi tanıma olanağı bulur ve paylaşımcı yapar. Okul öncesi eğitimi alan çocuklar, yeni ortama çok çabuk uyum sağlayarak, diğerlerine oranla daha başarılı bir performans gösterirler.

 
Ebeveynler için zor ve güç süreç kurum arayışlarında başlar. Her veli öncelikli olarak sevgi ve güven duyabilecek kurum tercihinde bulunur (çocuk için önemli olan da sevgi ve güvendir). Kurum sahiplerinin bilinçli , işine elverişli , sevecen , samimi olmaları ve en önemlisi aldıkları sorumluluğun başında olmaları önem kazanır. Şahsen bu anlamda velileri uyarmaktan kendimi alıkoyamadığım konulardan biri de kurum sahiplerinin emanet edeceğiniz kurumların bizzat başında olmaları ve meslek sahibi olmalarıdır. Her kurum kendi bünyesinde iyi olduğunu savunsalar da bunun doğru olduğunu söyleyemiyeceğim. Bu sürecin; çocuk için bütün hayatını ne denli etkileyeceğinin farkında olmak ve okul gözüyle değil de oyun oynayarak bir şeyler öğretebilmek aslında çocuk üzerinde alışma sürecini daha hafif atlatılmasının kaynağıdır. Psikolojik etken başlığı altında diğer gelişim alanlarını tetikleyen unsur çocuğun huzurlu , mutlu , sağlıklı , sevgi dolu bir ortamda olması yaşadığı süreci ve ileriki hayatını da olumlu etkiler.

Bir canlının başlangıç noktası anne karnına düşmesiyle başlar.. Her bitiş bir başlangıç olduğu gibi hayatımızın bir çok evresinde umut dolu başlangıçlarımız vardır.

Yazının devamını okumak için tıklayın »


Son Blog Yazıları:

9 Eki 2013

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

  Biz de Çocuk Cenneti olarak ‘KURBAN ZARAR VERMESİN’ kampanyasına katıldık.   Kurban Bayramı tüm Müslümanların sevinç ve coşkuyla karşıladıkları , yardımlaşma , sevgi , saygı  duygularını güçlendiren , toplumsal birlik ve beraberliği sağlayan çok özel bir gündür.Bu ve bunun gibi özel günler sadece bizim hayatımızda değil çocukların hayatında da çok anlamlı değişikliklere kapı aralar. Akrabalık [...]

Kategori: Blog | Yorumlar: none

20 Eyl 2012

OKULUN İLK GÜNLERİ..

Toplum içinde yaşayan bireyler olarak öncelikle içinde yaşadığımız toplumla uyumlu ve sağlıklı ilişkiler kurmamız beklenir. Çocukluk insan kişiliğinin  gelişimindeki en temel faktör olması nedeniyle çok önemlidir.Doğru ve tutarlı eğitim,olumlu çevre koşulları ve dengeli ebeveyn tutumları da bu gelişimin sağlıklı tamamlanabilmesi için ön koşuldur. 2012-2013 eğitim ve öğretim yılının ilk haftalarındayken hem çocuk hem de ailesi için [...]

Kategori: Blog | Yorumlar: none

11 Eyl 2012

ELLERİNİZE SAĞLIK …

Bu hafta itibariyle doğal besinde 2. haftamızdayız.Çocuklar biraz daha alıştılar… Tat değişimi elbette bazı çocuklarımızı etkiledi , yerken surat ekşitmeleri ,’ ben yemeyeceğim’ demeleri başladı.Bu değişimi anlatmak güç olsa da yavaş yavaş ikna olmaya başladılar   Geçtiğimiz günlerde İnebolu pazarında bir çok doğal gıda temin ettik …  Köy tarhanası muhteşemdi yaptık içtik oldukça da lezzetli [...]

Kategori: Blog | Yorumlar: none

Üye Girişi


Sosyal Medya Adreslerimiz

  • facebook
  • twitter